Ne arayalım?

ARAMIZA KATILIN

BİZE ULAŞIN

Adres:

E-posta:

host/bin/bilisimlife.dll

iletisim@bilisimlife.net




 
Rserit
Developer
       
 1002  
 271

Insanoğlu Belgeseli (The Mankind) 3. Bölüm Notları

Merhabalar.
Insanoğlu her dönem bir gelişme yaşayarak dünyaya etki etmeye devam ediyor. Yeni keşifler yeni fikirler doğurmakla kalmamış, yeni fetihleri de başlatmış. Insanlığın yönünü değiştirecek birçok şey oldu. Bu bölümde bir kısmını göreceğiz.

Bu bölümde Roma Imparatorluğu, Hristiyanlık ve yayılışı, ipek, ipek yolları görülecektir.

3. bölüm notlarına şöyle başlayalım.

Güç ararız, medeniyetler inşa ederiz.

Kudüs, M.S 33 yılı. Roma komutasında taşra şehri 100 yıldır istila altında. Bir adam ölüme mahkum. Onun ölümü tüm dünyada küresell bir din olacak. Insanlığın 1/3’ü onun adıyla ibadet ediyor: Nasıralı Isa.

Kudüs, Roma’nın en doğusudur. Mısır’dan Yahudi bayramı Hamursuz Bayramı için yarım milyon insan geldi. Içlerinde Hz. Isa’nın müridleri de var. Mesihmiş ve barışı tehtid ediyormuş, bu yüzden idam edilecek.

Kalabalığın içinde Kuzey Afrika’dan gelen Kireneli Simon da var (www.uludagsozluk.com/k/kireneli-simon/). Kendisine Hz. Isa’nın çarmahı taşıttırıldı.

Çarmıhta ölmek 3 gün sürebilir. Kan kaybı, şok, su kaybı ve boğulma etmenleri.



Ama Hz. Isa’nın müridleri dini yayacak.

Dünyanın ilk mega şehri ve Roma Imparatorluğu

Kudüs’ün  2252 km ötesinde Imparatorluğun başkenti Roma var. Nufüsu 1 milyon. Manhattan’ın (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Manhattan) şimdiki halinin 2,5 katı olan nüfus yoğunluğu var. Idamdan 15 yıl sonra kuraklık meydana geliyor. 250 bin tahıla ihtiyaçları var. 5 kişiden biri zaten devlet desteği görüyor.



Roma hükümdarı Imparator Claudius (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Claudius), engelli ve özgüveni pek yok. Tanrı gibi görülüyor. Fakirlere yardımı emretse de dağıtılacak kadar çok ekmekleri yok, malum kuraklık var. Eski hükümdarları Caligula (http://tr.wikipedia.org/wiki/Caligula) suikaste kurban gitti.

Su Kemeri Yapımı

Bir imparatorun halkı kazanmasının en iyi yolu inşaatlardı.
Şehri 13 km dışında muazzam bir su kemeri inşa edilecekti.
Su kemeri gücünü yer çekiminden alıyordu. Her 100 metrede bir alçalıyor. Fazla dik olursa su taşar, eğim az olursa da su kurur.



Beton Keşfedildi

Beton bu su kemeri yapılırken keşfedildi. Betonun kilit bileşeni volkanik tüf. Roma etrafında 50 yanardağ bulunuyordu. Bu sayede malzemede eksiklik yaşanmadı.



Su kemerinin maliyeti 8.75 milyar dolara denk. Hoover Barajı’ndan (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Hoover_Baraj%C4%B1) 10 kat daha pahalı.

Imparator bu anıtın kimin yapıldığı bilinsin diye su kemerine onun adını koyuyordu: Aqua Claudia (
http://en.wikipedia.org/wiki/Aqua_Claudia). 14 yılda yapıldı. 400 bin taş, 168 metre küp beton kullanıldı. Bu su kemeri şehre günde 950 milyon litre su getirecekti. Bu ise 1300 çeşme, 900 hamam ve 144 umumi tuvalete yeterliydi.



Roma: Dünyanın ilk mega kenti

Dünyanın en gelişmiş şehriydi. Apartmanlar 6 katlıydı. Her birinde yaklaşık 380 kişi yaşıyordu. Yolların altındaki lağam sistemi günde 55 ton atık taşıyordu. Polis, itfaiye, posta gibi teşkilatları vardı. 30 kütüphane, 3 tiyatro salonu ve 80 tane tapınağı vardı. Dünyanın ilk mega şehri.



Günümüzde nüfusu 10 milyonu geçik 21 şehir var. Hepsi de 2 bin yıl önceki Roma’nın planlamasını kullanıyor.



Roma bu medeniyetini yaymakta kararlıydı. Bunun için fetihler başlatıldı.
M.S 61 yılı. 1300 km uzakta amfibik bir güç var. Romalılar Avrupa’nın kuzey batısına gidiyor. General Suetonius Polonius (
en.wikipedia.org/wiki/Suetonius‎), buraya gelmeden önce Kuzey Afrika’daki bir isyanı bastırmıştı. Şimdi de aynısını yapması için görevlendirildi, Britanya’ya yani.



20 yıldır savaşıyordu, güçlü askerleri vardı. Buradaki isyanı bastırmak çok da zor olmayacaktı.
Britanya’nın usta atlıları vardı. Direnişin başında gizemli bir ruhani mezhep var: Duruitler. Güneşe, aya ve ormana tapıyorlardı.

Duruitin kelime anlamı meşe adam demekti. Romalılar onlara barbar diyorlar. Insanları kurban ettiklerini iddia ediyorlar. Her ağaçta bir insan organı bulunduğu söylenilir.

Roma, Britanya’nın güzelliklerine göz dikti. Su kemeri için kurşun, silahlar ve diğer şeyler için demir, bakır ve kalay vardı.
 


Romalıların maaşı olan gümüş de orada tabi. Roma, bütçesinin %50’sini askeriyeye yatırıyordu. Bu günümüzde ABD’nin yaptığının 2 katından fazlaydı.

Her Roma askerinin gladius’u vardı (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma_lejyonu). Ağır bir mızrak olan metal pilum da vardı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pilum).

Yazar Tacitus (
tr.wikipedia.org/wiki/Tacitus), Romalılar ve Britanyalılar karşılaştıklarındaki anı şöyle betimlemiş:

Duruitler ellerini göğe kaldırıp, Tanrılarına haykırdılar ve korkunç lanetler savurdular. Askerlerimiz bunun karşısında hayrete düştü.

Ama Polonius 20 yıldır komutan. Gücü var. Askerleri 80 bin kişiyi öldürmüştü. Imha edildiler. Roma’da bir fetih tamamlandığında yapılan ilk şey haberleşme ağı kurmaktı. Şehirler birbirine bu yollarla bağlanırdı. Roma askerleri yalnızca savaşmayı bilmiyordu, mühendislik gibi mesleklere de sahipti. Eni 7 metre olan yol yaptılar ki bu orduların 6’lı safta yürüyebilmesi manasındaydı. Paris, Londra, Barcelona gibi şehirler hep aynı tasarımda oldu. Romalıların en ihraç gözdesi arenalardı. Arenadaki gladyatörler savaşırlardı.

Roma’da 400 arena vardı. En büyüğü 50 bin kişilikti ve her birine katılım ücretsizdi.

Gladyatörleri çoğu kölelerdi ancak içlerinde yıldızlaşmak isteyenler de vardı. Halkın gözünde gladyatörler rock yıldızı gibi bir şeydi. Gladyatörün savaşmadan önce teri toplanıyor ve hayranlarına satılıyordu.  Zirvedeki gladyatörler savaş başı 200 dolara denk para alıyordu. Çoğu yaş ortalaması 23 olduğunda ölüyordu.

Roma… Gücünün zirvesinde. Afrika, Avrupa, Orta Doğu’ya hükmediyordu. Insanlığın 1/5’i Roma’ya bağlıydı.

Yalnız, Romalıların bilgisi dışında bir imparatorluk daha vardı. Aynı güçde olan bir imparatorluk…

Çin Imparatorluğu, Ipek ve Ipek Yolu

M.S 166 yılı.

Romalı tüccarlar 8000 km ötede okyanusları, dağları tepeleri aşarak bir yere geldiler. Hindistan’ın ardındaki Çin Imparatorluğu’na yani. Buraya hiç bilmedikleri ipek arayışına gelmişler.



Ipek üretimi Çin’de bir devlet sırrıydı. 3000 yıllık bir sırdı bu. Romalı tüccarlar Çin Imparatorluğu’nun sarayına götürüldü.



Imparator Huang, 14 yaşında tahta çıktığında saraydan bütün akrabalarını temizledi. Imparator Romalıları hoş karşıladı, lakin ipeğin sırrını vermedi.

Günümüzde bu sır biliniyor. Ipek, ipek böceklerinin ürettiği doğal bir elyaftır. Larvaları kozalarını tek tek parça ipten örer. 1 kg ipek üretmek için 4000 bin adet ipek böceği gerekir.

Nihayetinde doğuda üretilen ipek batıya taşınıyor. 8000 kmlik bir ticaret yolu inşa ediliyor: Ipek Yolu.

Hristiyanlık Yayılmaya Başlanıyor

Şam, Suriye.  Hz. Isa’nın ölümünden 4 yıl sonra. Bir adam Romalılardan kaçıyor. Ismi Pavlus. Bir vaiz veya başbelası. Hristiyanlığın en önemli dönmesi. Şam yolunda dinini değiştirmeden önce hristiyanları idam etti. Ama artık bu önemsiz mezhebi bir dünya dinini dönüştürecek.

Günümüzde Aziz Pavlus (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pavlus) olarak tanınır.



Yahudilere göre kafir, Romalılara göre başbelası. 20 yıl boyunca Roma Imparatorluğunda dolaştı. Hristiyanlığı anlattı, mesajlar yaydı. Yakalanırsa idam edilecek. Kaçış yolu surların üzerinden gitmekti. Pavlus’un mektupları diğer inananlara ulaştırıldı.

Bu arada Roma, yarım milyon uzunluğa yaklaşan bir yollar inşa etti. Bu dünyayı 10 kez dönebilir.
Gemiler 250 limanı birleştiriyor. Bu sayede Pavlus dini yayıyor.



150 yıl sonra, Roma’nın en büyük limanlarından Kartaca’nın (
tr.wikipedia.org/wiki/Kartaca‎) eteklerinde bir grup Hristiyan buluşuyor.

Roma’da 8 milyon köle var ve hiçbirisinin yasada hakları yok. 30 milyon kadın var ancak hiçbirisinin oy kullanmak gibi hakları yok.

Perpetua da (https://eksisozluk.com/entry/31054665 ) bunların içinde. 22 yaşında, yeni bir anne.



Bundan 1 yıl önce Roma yeni bir kanunla Hristiyanlığı yasakladı. Suçları Roma Tanrılarını onurlandırmayı reddetmek.

Imparatorluğun gizli polisliği vardı, bunun adı Frumentarii (en.wikipedia.org/wiki/Frumentarii‎). Muhalifleri öldürmek için muhbir ağı kullanıyor. Perpetua’yı yakaladılar. Hapsedildi. Kendisi günlük tutuyordu.

Hristiyanlar yabani hayvanların önüne atılır veya katrana bulanıp yakılırdı. Dahası direk idam da edilirdi.
Perpetua ölümden kurtulabilirdi, Roma Tanrılarını onurlandıracak bir şey yaparak tabi. Ancak bunu reddetti. Ölüme istekli gidiyordu. Onun bu cesaretini gören bir gardiyanlardan biri Kudens adında bir adam din değiştiriyor, Hristiyan oluyor.

Romalılar Hristiyanları öldürdükçe Hristiyanlık büyüyordu.
Sayıları 200 binden 6 milyona ulaştı.



Öyle bir yayıldılar ki Romalılar Hristiyanlık aleyhindeki kanunu kaldırdılar.

M.S 337 yılı, Imparator Konstantin ölmek üzere. Ölmeden önce Roma’yı değiştirecek bir karar alıyor.
Batının en güçlü adamı Konstantin vaftiz edilyor (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Vaftiz).

Imparatorluğun doğusunda yeni bir başkent yükseliyor: Konstantinopolis. Günümüzdeki adıyla Istanbul. Şehrin tam kalbine en büyük klise olan Kutsal Bilgelik klisesini inşa ediliyorlar: Ayosofya.



Günümüzde 2.2 milyar insan Hristiyan. Dünyadaki insan sayısının 1/3’ü kadar.

Yazan ve düzenleyen: Recep ŞERIT


Insanoğlu belgeselinin diğer bölümlerinde insanoğlu için daha fazla şeyler gerçekleşecek. Bunlar henüz başlangıç niteliğindeki gelişmelerdi.

Keyifli okumalar,
Recep.





Mesaj 27.04.2014 15:48:13 tarihinde Rserit tarafından düzenlenmiştir.

Developer.